Türkiye ‘Güvenli bölge’ masasında Kürt coğrafyasının tamamını istiyor

Kuzey ve Doğu Suriye sınırında oluşturulma istenen “Güvenli bölge” konusu uluslararası güçler ile bölgesel ve yerel güçler arasında pazarlıklar sürüyor. Türkiye, Kürt coğrafyasının tamamını kapsayan sınırdan uluslararası yola kadar olan bölgenin tamamını isterken, diğer güçler 5 kilometrelik derinlik üzerinde duruyor. 

Kuzey ve Doğu Suriye sınırında oluşturulması planlanan “güvenli bölge” konusunda Türkiye ile ABD’nin başını çektiği koalisyon güçleri arasındaki görüşmeler sürüyor. Masaya sürekli saldırı tehdidi ile oturan AKP’nin Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, ABD’li askeri bir heyetin bugün söz konusu gelişmelere ilişkin Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) kurulması planlanan bölgeye ilişkin 5 kilometre derinlik, kentlerin meclislerine bağlı asayiş güçleri ve koalisyon denetiminde Türk heyetlerinde bulunduğu kırsal kesimdeki noktalar ve devriyeler önerisini kabul etmeyen Türkiye’nin, ABD’li heyetiyle gerçekleştireceği görüşmede “Barış Koridoru” olarak adlandırdığı öneriyi masaya getirmesi bekleniyor.

TARAFLAR FARKLI BAKIYOR Uzun bir süredir tartışmalara konu olan “güvenli bölge” meselesine her iki taraf da farklı bakıyor. Türkiye, Suriye iç savaşının başından beri yürüttüğü politika çerçevesinde “Fırat’ın doğusu” olarak tabir ettiği Kuzey ve Doğu Suriye’yi tamamen denetimine almaya çalışıyor. QSD ve bölge güçleri ise, Türkiye başta olmak üzere farklı çevrelerden gelebilecek olası saldırılara karşı bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla hareket ediyor.

KUZEY VE DOĞU SURİYE TÜRKİYE İÇİN TEHDİT Mİ? Suriye iç savaşında adım adım politikalarında yenilgi yaşayan Türkiye, bölge üzerinde yeniden rol sahibi olmaya çalışıyor. Türkiye şu ana kadar denediği siyasi, askeri ve diplomatik yollardan sonuç elde edemedi. Türkiye Suriye savaşında yeniden bölgesel bir rol sahibi olabilmek için 8 yıldır kurulan halklar sistemini kendisine “tehdit” olarak göstermeye çalışıyor. Bunun üzerinden de hem uluslararası hem de bölgesel güçleri zorlayarak, sistemin yıkılması için arayışlar peşinde.

GÜVENLİ BÖLGE İLE EMELLER KABARDI Bu arayışlardan biri de geçtiğimiz yıl önerilen güvenli bölge meselesi. Kendi planlarını hazırlayarak devreye koymaya çalışan Türkiye, özellikle askeri müdahaleyi dayatıyor. “Güvenli bölge” meselesinin nasıl olacağı ve güçlerin nasıl konumlanacağından, sınırlarının neresi olacağına kadar taraflar arasındaki arabuluculuğu yapan ise koalisyon güçlerinden ABD. Türkiye, istediğini alamadığı durumda seçenek olarak bölgeye askeri operasyonu dayatıyor. Bu talebini hem ABD, hem de Rusya’ya ilettiğini söylüyor. AKP Genel Başkanı dün yine “Fırat’ın doğusuna gireceğiz” dedi.   

QSD’NİN ÖNERİSİ NET QSD güçlerinin Türkiye-Suriye sınırından 5 kilometrelik alanda YPG güçlerinin çekilerek, kurulacak bölgenin yerel askeri meclislere devredilmesi önerisi ise taraflara sunulmuş. Bölgede oluşturulacak askeri noktaların koalisyon güçlerinin denetiminde olması ve belirtilen şartların yerine getirilmesi ile bölgede atılacak devriyelere Türkiye’nin de katılacağı öneride yer alıyor.

TÜRKİYE BÖLGENİN TAMAMINI İSTİYOR Türkiye ise bunun yerine bölgenin 30 kilometre derinliğinde olmasını, bu alanda oluşturulacak askeri noktaların ise Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bırakılmasını istiyor. Böylelikle tüm bölgenin kendi denetiminde olmasını istiyor. Türkiye’nin bu önerisini yaparken de Kürtlerin yaşadığı coğrafyayı tarif ediyor. Kürt ve Arap coğrafyasının kesiştiği yer olan Suriye’nin içinden geçen uluslararası yol, sınırdan yaklaşık 30 kilometre. Bu öneri ne saha, ne uluslararası güçler, ne de bölgesel Arap güçler tarafından olumlu karşılanmıyor. QSD güçleri ise bölgenin sınırlarını net ifadelerle çiziyor.

BARIŞ KORİDORU İLE NE YAPILMAK İSTENİYOR? Yapılan pazarlıklarda şu ana kadar bir sonuç elde edilemedi. Türkiye; Kobanê, Girê Spî ve Serêkanîyê sınırlarına askeri yığınak yapmaya devam ederken, tehditlerinin dozunu arttırdı. Bu gün gerçekleşmesi beklenen ABD-Türkiye görüşmesi öncesinde AKP’li Erdoğan, “Fırat’ın doğusuna gireceğiz” açıklamasıyla operasyon sinyali verdi. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Milli Güvenlik Toplantısı’nda (MGK) bölgede bir “Barış Koridoru” oluşturulacağı kararı alındı. Türkiye’nin bu kapsamda ABD ile yapacağı görüşmelere yeni önerilerini sunacağı aktarılıyor. Çıtayı yüksekte tutmaya çalışan Türkiye’nin bu görüşmede de masaya 30 kilometre derinliği getireceği ifade edilirken, pazarlığın gidişatına göre planını kabul ettirmek için 15 kilometre üzerinde dayatmalarda bulunacağı kaydediliyor. Ayrıca 15 kilometrelik alanda kurulacak gözlem noktalarının yine kendi denetiminde olmasını isteyeceği, bunların kabul görmemesi halinde ABD’yle bölgeye operasyon yapabilmek için çeşitli pazarlıkları da yapacağı kaydedilenler arasında. Türkiye’nin bu konuda çeşitli tavizler vermek için de hazırlıklarının olduğu aktarılıyor.

ENKS TARTIŞMASI Ayrıca Türkiye’nin Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (ENKS) de Kuzey ve Doğu Suriye yönetiminde yer alması için taleplerde bulunduğu kaydediliyor. Bu konuda koalisyon güçlerinden özellikle Fransa arabuluculuk yapıyor. Bölge yönetimi ENKS temsilcilerinin bulunmasına sıcak bakıyor. ENKS’den bazı kişilerin yönetimde yer alması için tartışmaların yürütüldüğü ifade edilirken, bu konuda çok konuşulan Roj Peşmergeleri’nin bölgeye ayrı bir güç olarak getirilmesi tartışmalarının yapıldığı, ancak QSD güçlerinin bu konuya sıcak bakmadığı ifade edildi. MA / Nazım Daştan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir