Mevsimlik işçi dramı: Trafik kazasında 30 yaralı

Amed’in mevsimlik işçileri taşıyan bir minibüs kaza yaptı, 30 kişi aralandı.

Alınan bilgilere göre mevsimlik işçiler Amed’den Ordu’ya giderken, kendilerini taşıyan minibüs kaza yaptı. Kaza Lice ilçesinin Abalı Mahallesi’nde meydana geldi.

İlk bilgilere göre 30 kişi yaralandı. Yaralılar Lice Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Bazı yaralıların hayati tehlikesinin olduğu bildiriliyor.

Ek haber: Mevsimlik isçilerin dramı

Sakarya’nın Hendek ilçesinde geçtiğimiz hafta fındık toplamaya giderken traktörün devrilmesi sonucu biri çocuk 7 Mardinli tarım işçisi hayatını kaybetti. 9 kişi de yaralandı. Sakarya kazasıyla birlikte son 3 ay içerisinde trafik kazalarında hayatını kaybeden mevsimlik tarım işçilerinin sayısı 20’yi aştı. 2017’nin son 8 ayında ise hayatını kaybeden işçilerin sayısı 200’e ulaştı.

Mevsimlik tarım işçilerine yönelik yapılan son araştırmalara göre dünyada 1,1 milyar civarındaki tartım işçisinin 450 milyonu mevsimlik işçi. Türkiye’de ise resmi olmayan kayıtlara göre yaklaşık 2,5 milyon tarım işçisi var. Ve bunun büyük bir oranı Kürt kentlerinden. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2016 verilerine göre ise 155 bin kayıtlı tarım işçisi var. Aileleriyle birlikte bu sayı 500 bine ulaşıyor. İlkbaharın gelişiyle birlikte Kürt kentlerinden batıya yoğun bir mevsimlik göç yaşanırken, sağlığa ve eğitime erişim, barınma, can güvenliği mevsimlik tarım işçilerinin başlıca sorunları arasında yer alıyor. Her yıl Nisan- Mayıs aylarından itibaren Urfa, Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Batman’dan Akdeniz’de Adana ve Mersin’e, Ege’de Aydın, İzmir ve Manisa’ya, Marmara’ya, Karadeniz’de fındık hasadı yapılan kentlere olmak üzere toplamda 48 kente mevsimlik göç yaşanıyor. Nisan ayında başlayan göç pamuk hasadıyla birlikte Ekim’de sona ererken özellikle çocuk işçiler eğitim haklarından mahrum kalıyor. Mevsimlik tarım işçileri çoğunlukla su ve kanalizasyon alt yapısının olmadığı çadırlarda yaşarken, bundan kaynaklı sağlık sorunları da yaşıyor. Kürt tarım işçilerinin bir diğer önemli sorunu ise gittikleri kentlerde zaman zaman ırkçı saldırılara da maruz kalıyor. Geçtiğimiz yıl Ankara’da inşaat işçileri şiddet görmüş, Ordu’da fındık toplayan Kürt işçiler Kürtçe konuştukları için saldırıya uğradıkları ifade edilmişti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, mevsimlik tarım işçilerinin büyük bir oranının sosyal güvenlik haklarından yararlanamadığını ve ucuz iş gücü olarak görüldüklerini açıklamıştı.

“Kadın ve erkeklerin ücretleri farklı!”

Urfa’dan her yıl önce Karadeniz’e fındık toplamaya ardından Adana’ya pamuk hasadına giden Halit Tunç, her sene yaşadıkları sorunlara ilişkin Bas’a konuştu. 4 çocuk babası Tunç, her yıl gidecekleri kente göre Nisan – Mayıs ayında eşi, çocukları ve yakın akrabalarıyla birlikte toplamda 20 kişilik bir ekiple yola çıktıklarını söylüyor. İlk ve ortaöğretimde olan çocuklarının bu göç nedeniyle eğitimden geri kaldığını ve ancak Ekim’de okula geri dönebildiklerini söyleyen Tunç, “Çocukları burada bırakamayız. Onlar da mecburen bizimle geliyor. Okullar kapanmadan yola çıktığımız için çoğunlukla karnelerini bile alamıyorlar. Döndüklerinde de okul açılmış oluyor. Gittiğimiz kentlerde de gün boyu tarlada oluyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte çalışmaya başlıyoruz. Akşam karanlık çökünce işi bırakıyoruz. Çocuklar da mecburen bizimle tarlaya geliyor. Onlara böyle bir hayat sunmak istemezdim ama bizim de çalışmaktan başka çaremiz yok. Urfa’da yapacak iş bulamıyoruz” diyor. Daha önce Ordu’da fındık toplarken akrabasıyla Kürtçe konuştuğu için tarla sahibiyle aralarında sorun yaşadıklarını ifade eden Tunç şöyle konuşuyor: “Bir daha oraya gitmedik. Şimdi fındık toplamak için Giresun’a gidiyoruz. Pamuk toplamak için de Adana’ya. Zaten çadırlarda ya da 2 göz barakalarda zor şartlarda kalıyoruz. Karadeniz dağlık bir alan olduğu için çalıştığımız yerler de tehlikeli. Yollarda yaşadıklarımız ortada. Daha geçen gün Sakarya’da kaç kişi öldü. Bir de gittiğimiz kentlerde dil sorunu yaşamak gerçekten katlanılacak gibi değil. Ücretlerimizi haftalık alıyoruz. Sabit bir ücret olmuyor. Yaptığımız işe göre değişiyor. Bazen günlüğü 60 liraya çalışıyoruz. Tabi kadın ve erkeğin ücretleri de farklı oluyor. Kadınlar daha az alıyor bizden. Çocuklar da öyle. Ama hepimiz aynı işi yapıyoruz aslında. Kimse sabah gün doğumundan akşam karanlığına kadar bu şartlarda çalışmaz aslında. Ama memleketimizde ne yapabiliriz ki…”

Hükümetten mevsimlik tarım işçileri için genelge

Öte yandan Nisan 2017’de Resmi Gazete’de mevsimlik tarım işçilerine ilişkin bir genelge yayınlanmıştı. Bu genelgeyle birlikte mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmak amacıyla bulundukları illerden başka illere gidenlerin ve ailelerinin bu süreçte yaşadığı sorunların giderilmesine yönelik çalışma başlatıldı. Bu çalışma mevsimlik tarım işçilerinin eğitim ve sosyal durumlarını, temel ihtiyaçlarını, ortak kullanım alanlarını, iklim şartlarıyla uyumunu, güvenliklerini, barınma, su ve kanalizasyon gibi alt yapı sorunlarını gidermeye dönük. Yine genelgeyle il halk sağlık müdürlüklerince mevsimlik tarım işçilerinin ve ailelerinin kanser taramaları, bulaşıcı ve salgın hastalıklara karşı düzenli sağlık taramaları, gebe, bebek ve çocukların izlenimleri, kadın sağlığı ve çevre sağlık hizmetleri ile aşılar konusunda mobil sağlık ekiplerinin oluşturulması kararlaştırılmıştı. Ayrıca mevsimlik tarım işçilerinin en büyük sorunlarının biri olan göç dönemindeki tehlikeli yolculuğun güvenli ve sağlıklı yapılabilmesi için genelgeyle İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından göç alan ve veren yerler arasında trafik denetimlerinin artırılması, araç ve yol güvenliğinin gerektirdiği kontrollerin hassasiyetle ve sıklıkla yapılması  öngörülüyor. Genelgede mevsimlik tarım işçisi çocuklarına ilişkin de düzenlemeler yapılacağı belirtilmişti. Bu düzenlemeye göre; Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlükleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüklerince işçilerin çalışma ve sosyal güvenlikleri bakımından mevcut durumları yürütülecek çalışmalarla iyileştirilecek ve çocuk işçiliğiyle etkin mücadele edileceği ifade edilmişti.

“Çocuklar için durum çok daha zor…”

Ahmet Altun da başlıca gelir kaynağı tarım olan Urfa’dan bir başka kente mevsimlik tarım işçisi olarak gidenlerden. Ailesinin büyük bir çoğunluğunun her yıl mevsimlik işçi olarak başka kentlere gittiğini söyleyen Altun mevsimlik göçlerini şöyle anlatıyor: “Gideceğimiz kente ya da çalışacağımız işe göre gidiş tarihlerimiz farklı olabiliyor. Çoğunlukla ya Karadeniz’e fındık toplamaya gidiyoruz. Ya Ege’ye ya da Malatya’ya kayısı için gidiyoruz. Evlerimizden ne götürebilirsek alıyoruz yanımıza. Tek başına gitmek de olmuyor. Aileden ve tanıdıklardan gideceklerle bir araya gelip kamyonları yüklüyoruz. Çoğunlukla ya kamyonlarla ya da traktörlerle yola çıkıyoruz. O kadar yük, üstüne bir de o kadar insan olunca yolda ister istemez tehlike oluyor. 3 yıl önce biz de kaza geçirmiştik. Çok şükür can kaybı olmadı ama o yıl benim ayağım kırıldığı için geri dönmek zorunda kaldık. Burada da yapacak bir iş bulamadığımızdan o sene büyük bir sıkıntı yaşadık. Aslında bizim için değil de çocuklar için durum çok daha zor oluyor. Okullarından geri kaldıkları gibi gittiğimiz yerlerde ne bir oyun alanı var ne de doğru düzgün bir ortam. Onlar da bizimle birlikte tarlada çalışıyor. Çocuklukları fındık, kayısı, soğan, patates toplamakla geçiyor. Biz de çocukken başlamıştık bu işe. Dilerim çocuklarımızın kaderi de bizimki gibi bir ömür mevsimlik işçilikle geçmez.”


“Yerel iktidar HDP olarak bizim de sorumluluğumuz var”

Kasım 2016’dan bu yana Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Lideri Selahattin Demirtaş, Mardinli tarım işçilerinin hayatını kaybetmesinin ardından gönderdiği mesajında tarım işçilerinin durumuna dikkat çekmiş ve parti olarak özeleştiri vermeleri gerektiğini ifade etmişti. Mevsimlik tarım işçilerinin gittikleri bölgelerde ırkçı saldırılara uğradığını da ifade eden Demirtaş mesajında şunları dile getirdi: “Mevsimlik işçiliğe, bundan kaynaklı sorunlara çözümler üretme hususunda bizim de eksikliğimizi kabul etmemiz, özeleştiri vermemiz gerekir. Hükümet ve Çalışma Bakanlığı bu iş cinayetlerinin birinci dereceden sorumlusudur. Maalesef bu yurttaşlarımız çoğu zaman gittikleri yerlerde istismarlara ve ırkçı saldırılara maruz kalmaktadır. Bununla birlikte mevsimlik işçilerin ağırlıklı olarak Kürt işçilerden oluştuğu ve birçoğunun Kürt illerinden yola çıkarak çalışmaya gittikleri düşünüldüğünde, uzun yıllardır bölgede yerel iktidar olan HDP ve DBP olarak bizim de ciddi eksiklerimiz olduğunu kabul etmek gerekir.”

Bas Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir