Demirtaş’ın avukatlarından Mesut Özer yayılan tahliye iddialarını değerlendirdi

HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Mesut Özer, salı günkü duruşma öncesinde yayılan tahliye iddialarını değerlendirdi: Şu an için böyle bir beklentimiz yok. Bizim tahminimiz AİHM kararının bekleneceği yönündedir.

HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın 18 -19 Haziran tarihlerinde görülecek duruşmada tahliye edilebileceği iddiasına avukatlardan yalanlama geldi. Demirtaş’ın avukatlarından Mesut Özer, şu an için bir tahliye beklentisi olmadığını söyledi.

‘KESİNLEŞMİŞ CEZASI VAR’

Özer, 18-19 Haziran tarihlerinde görülecek olan davadan tahliye kararı çıksa bile, kesinleşmiş cezası bulunduğu için Demirtaş’ın tahliye edilmeyeceğini ifade etti.

‘HÜKÜMET AİHM KARARINI BEKLEYECEKTİR’

Özer Rudaw’a demecinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde devam eden sürece de işaret ederek, “Hükümetin böyle bir hesabı varsa bile bunu bu kadar aleni yapmayacaktır” dedi. Demirtaş’ın avukatı, şu ifadeleri kullandı:

“Hükümet böyle bir süreçte Demirtaş’ın tahliyesine karar verirse, bu doğrudan seçim yatırımı yönünde bir adım olarak yorumlanacaktır. Hükümetin böyle bir hesabı varsa bile bunu bu kadar aleni yapmayacaktır. Bizim tahminimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yüksek Dairesi’nin dava ile ilgili kararının bekleneceği yönündedir. O açıdan 18- 19 Haziran’da görülecek davadan sonra Sayın Demirtaş’ın cezaevinden çıkması yönünde bir karar alınacağını tahmin etmiyorum” dedi

NE OLMUŞTU?

Ankara Sincan’daki 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde salı günü devam edilecek davaya günler kala tahliye iddiaları ortaya atılmıştı. Hükümetin, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun kazanması sonrası yenilenmesine karar verilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde Kürt seçmenden oy almak için bu yönde bir karar alınmasını sağlayabileceği öne sürülmüştü. Gazeteci Nevzat Bingöl’ün ‘bir tahliye beklentisi olduğu’ yönündeki iddiası sosyal medyada yayılmıştı.

Demirtaş’ın yargılandığı davada görevsizlik kararı

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, TCK’nın 301’inci maddesindeki “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçundan yargılandığı davada mahkeme, dosyanın “görevsizlik” kararıyla ağır ceza mahkemesine gönderilmesini kararlaştırdı.

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde meydana gelen saldırının ardından yaptığı açıklamalarla Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301’inci maddesindeki “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama” suçundan yargılandığı davada mahkeme, dosyanın “görevsizlik” kararıyla ağır ceza mahkemesine gönderilmesini kararlaştırdı.

Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, başka suçtan tutuklu bulunan Demirtaş’ın avukatları katıldı.

Hakim Sacit Bulut, dava dosyasına gelen evrakı okuduktan sonra dosyayı karara bağladığını bildirdi.

Hakim Bulut, 694 sayılı KHK’nın 146. maddesiyle CMK’nın 161. maddesine eklenen 9. bendi uyarınca seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında kovuşturma yetkisinin Ankara Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle dosyanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.

Sanık avukatlarının 7 gün içinde Ankara nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesinde karara itiraz hakları bulunduğunu belirtildi.

Demirtaş Neden Yargılanamıyor?

Halen Edirne’de F Tipi cezaevinde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları, müvekillerinin kamera aracılığıyla ifade vermek istemediğini belirterek, Demirtaş’ın duruşmalara bizzat katılmak istediğini açıkladı.

Hakkında Diyarbakır’da açılan bir dava nedeniyle geçen yıl Kasım ayında tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu davada hala hakim karşısına çıkmadı. Demirtaş’ın avukatları, yargı sürecine ilişik bir basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda ilk sözü alan Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman, Demirtaş hakkında 32 dava açıldığını belirterek, dosyaların birleştirilmesi nedeniyle Demirtaş’ın halen 21 davadan yargılandığını söyledi.

Karaman, Demirtaş’ın duruşmalarına kamera yöntemiyle değil bizzat katılmak istediğini belirterek,”Yargılandığı tüm dava dosyalarında adil yargılamanın gerçekleşmesinin yegane yolunun bizzat hazır bulunmaktan geçtiğini belirterek, SEGBİS (kamera yoluyla) ile savunma yapmayacağını söylemiş. Bu talep bazı mahkemeler tarafından kabul edilmiş, ancak bugüne kadar bu kararlar doğrulutusunda Sayın Demirtaş, hiçbir duruşmaya getirilmemiştir. Getirilmemesi genel olarak tanınmış kişi, güvenlik, yargı gideri gibi idari kararlara dayandırılmıştır. Bir dosyada ise sevk sırasında kelepçe takılmak istenmesi onun da kabul etmemesi nedeniyle getirilmemiştir”dedi.

Karaman, Demirtaş’ın dosyasının güvenlik gerekçesiyle Ankara’ya gönderildiğine, ancak Ankara’daki başka bir davasına bakan mahkemenin ise güvenlik gerekçesiyle duruşmada hazır bulundurulmamasına karar verdiğini söyledi. Karaman, “Her dosyaya göre değişen güvenlik mevzusunun tamamen keyfi bir uygulama olduğu, aynı ilin iki mahkemesinin bir dosya için güvenli diğeri için güvenli değil kararından anlaşılıyor. Demirtaş’ın duruşmalara getirlememesini meşru kılacak bir objektif neden bulunmamaktır. Soyut güvenlik gerekçesi müvekkilin adil yargılama hakkını ortadan kaldıramaz” dedi.

Karaman, SEGBİS ile ifade vermek istemeyen Demirtaş’ın, zorla SEGBİS odasına götürülmesi kararını da absürd olarak niteledi. Karaman, “Müvekkiliminizin duruşmalara katılmaması üzerine geliştirilen ve adeta hukuksal şantaj olan bir husus da şudur; CMK açısında susma, temel hakka işaret eden bir kavramdır ve yargılama makamındakilerin saygı duyması gereken bir haktır. Bu hak kişi lehine getirilmiştir ve kullanılıp kullanılmayacağına kişi karar verir. CMK’da bu hususun hiçbir istinası bulunmamaktır. Sayın Demirtaş hiçbir şartta susma hakkını kullanmamış ve kullanmayacaktır. Hakkındaki tüm suçlamalarla ilgili bizzat mahkemelerde hazır bulunup savunma yapmak istemektedir. Müvekkilime ait bu hakkı, hukuksuzluğa karşı sergilediği onurlu duruşu nedeniyle ne herhangi bir mahkeme kullanabilir ne de kullanmış sayılmasına karar verebilir” diye konuştu.

Karaman, Demirtaş’ın tutukluluk incelemesi 108 gündür yapılmadığı için tutuklu kalamayacağını savunarak, “Müvekkilin tutuklu bulunduğu ve halen duruşma günü verilmeyen dosyası ile ilgili önemli bulduğumuz bir hususu paylaşmak istiyoruz. CMK’ya göre tutuklu her sanık ya da şüphelinin en geç 30’ar günlük dönemlerde tutukluk durumunun incelenmesi gerekir. Müvekkil ile ilgili en son inceleme 22 Haziran’da yapıldı. Bundan sonra hiç yapılmadı.Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ceza yargılaması pratiğinde ilk kez Demirtaş, 108 gündür hiçbir tutukluluk incelemesi yapılmadanfiilen cezaevinde tutulmaktadır. 4 Kasım’da verilen tutuklama kararı yasal koşullara göre incelenmediği için ortadan kalkmıştır. Şu anda tutuklu değil, hürriyeti tahtid suçunun mağduru olarak tutuklu bulunmaktadır. Hukuksuz yürüyen bir süreç vardır, yargılama yoktur. Bu tamamen keyfi bir tutumdur, inceleme yapılmamasının hiçbir gerekçesi yoktur. Bunu yapmayanlar açısından görevi kötüye kullanmaktır”şeklinde konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir